Web Siteleri Nasıl Başladı?

Web Siteleri Nasıl Başladı?

Web Siteleri Nasıl Başladı?

Elbette dostum. E-posta yazısındaki dili koruyarak bunu da teknik bilgi veren ama teknik olmayan okuyucunun da keyifle takip edebileceği bir hikâye şeklinde hazırladım. Özellikle “internet” ile “web” arasındaki farkı doğru kurmak önemli; çünkü bu ikisi sıkça aynı şeymiş gibi kullanılıyor.

???????? Web Siteleri Nasıl Başladı? World Wide Web'in Hikâyesi

Bugün bir şirket hakkında bilgi almak, alışveriş yapmak, banka işlemlerimizi gerçekleştirmek, eğitim almak, rezervasyon oluşturmak veya dünyanın başka bir yerindeki bir hizmete ulaşmak istediğimizde çoğu zaman ilk yaptığımız şey bir web sitesini ziyaret etmektir.

Web siteleri artık dijital dünyanın o kadar doğal bir parçası ki, onların olmadığı bir interneti düşünmek bile zor.

Oysa internet, web sitelerinden önce de vardı.

World Wide Web'in hikâyesi; dünyanın farklı yerlerindeki bilgisayarlarda bulunan bilgileri birbirine bağlamanın daha kolay bir yolunu arayan bir bilim insanının fikriyle başladı.

Ve bu fikir, yalnızca birkaç on yıl içinde milyarlarca insanın kullandığı küresel bir bilgi ve hizmet platformuna dönüştü.

Peki ilk web sitesi nasıl ortaya çıktı?

İnternet ve Web Aynı Şey Değildir

Web'in hikâyesine başlamadan önce önemli bir ayrım yapmak gerekir.

İnternet ile World Wide Web aynı şey değildir.

İnternet, dünyanın farklı yerlerindeki bilgisayarların ve ağların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan küresel altyapıdır.

World Wide Web ise bu altyapı üzerinde çalışan hizmetlerden biridir.

Başka bir ifadeyle:

İnternet altyapıdır.
Web ise bu altyapıyı kullanarak birbirine bağlı sayfalara ve bilgilere erişmemizi sağlayan sistemdir.

E-posta da internet üzerinde çalışan başka bir hizmettir ve modern Web'den daha önce kullanılmaya başlanmıştır.

Bu nedenle “internetin doğuşu” ile “web sitelerinin doğuşu” aslında aynı hikâye değildir.

1989: World Wide Web Fikri Doğuyor

Web'in hikâyesinin merkezinde İngiliz bilgisayar bilimci Tim Berners-Lee bulunur.

Berners-Lee, 1980'lerin sonunda İsviçre'deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN'de çalışıyordu.

CERN, dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda bilim insanının birlikte çalıştığı büyük bir araştırma merkeziydi.

Ancak önemli bir problem vardı.

Araştırmacılar farklı bilgisayar sistemleri ve farklı bilgi yönetim yöntemleri kullanıyordu. Belgeler, projeler ve araştırma bilgileri farklı sistemlerde bulunuyor ve bunlara ulaşmak her zaman kolay olmuyordu.

Berners-Lee, bu bilgileri birbirine bağlamanın daha kolay bir yolu olabileceğini düşündü.

Mart 1989'da, internet üzerinden birbirine bağlanan belgelerden oluşan bir bilgi sistemi önerisi hazırladı.

Bu fikir zamanla World Wide Web adını alacaktı.

Hypertext: Bilgileri Birbirine Bağlamak

Web'in temel fikirlerinden biri hypertext, yani hiper metindi.

Hiper metin fikri Web'den önce de vardı. Temel düşünce oldukça basitti:

Bir belge içerisindeki belirli bir bağlantıya tıklayarak başka bir belgeye veya bilgiye ulaşabilmek.

Bugün buna son derece alışığız.

Bir web sayfasındaki bağlantıya tıklarız ve başka bir sayfaya geçeriz.

Ancak Web'in ortaya çıktığı dönemde Berners-Lee'nin önemli yaklaşımı, hiper metin kavramını internet üzerindeki bilgisayarlarla birleştirmekti.

Böylece bilgiler yalnızca tek bir bilgisayarda değil, ağ üzerindeki farklı sistemlerde bulunabilecek ve bağlantılar aracılığıyla birbirine bağlanabilecekti.

Bugünkü Web'in temel mantığı hâlâ büyük ölçüde buna dayanır:

Sayfalar ve kaynaklar birbirlerine bağlantılarla bağlanır.

Web'in Üç Temel Taşı: HTML, HTTP ve URL

World Wide Web'in çalışabilmesi için yalnızca iyi bir fikir yeterli değildi.

Bu sistemin teknik olarak nasıl çalışacağını belirleyen ortak yöntemlere ihtiyaç vardı.

Tim Berners-Lee ve CERN'deki çalışmalar sonucunda Web'in temelini oluşturan üç önemli teknoloji ortaya çıktı.

HTML — HyperText Markup Language

HTML, web sayfalarının yapısını tanımlamak için geliştirildi.

Başlıkların, paragrafların, bağlantıların ve diğer içeriklerin bir sayfada nasıl yapılandırılacağını belirleyen temel işaretleme dili oldu.

Bugün web teknolojileri çok daha gelişmiş olsa da HTML hâlâ Web'in temel yapı taşlarından biridir.

HTTP — Hypertext Transfer Protocol

HTTP, bir web tarayıcısının bir web sunucusundan bilgi istemesini ve sunucunun bu isteğe cevap vermesini sağlayan iletişim sisteminin temelini oluşturdu.

Basitçe söylemek gerekirse:

Tarayıcı bir sayfayı ister, sunucu da ilgili içeriği gönderir.

Bugün yaygın olarak kullandığımız güvenli HTTPS, bu iletişimin şifrelenmiş ve güvenli hale getirilmiş biçimidir.

URL — Uniform Resource Locator

Web üzerindeki kaynakların nerede bulunduğunu tanımlamak için adreslere ihtiyaç vardı.

URL sistemi, web üzerindeki bir kaynağın adresini belirtmenin standart yöntemini oluşturdu.

Bugün tarayıcımıza yazdığımız web adresleri bu yaklaşımın devamıdır.

Bu üç temel fikir birlikte çalıştığında Web'in ana yapısı ortaya çıktı:

HTML → içeriği yapılandırır
URL → içeriğin adresini belirtir
HTTP → içeriğin aktarılmasını sağlar

1990: İlk Web Tarayıcısı ve İlk Web Sunucusu

1990 yılına gelindiğinde fikir artık çalışan bir sisteme dönüşmeye başlamıştı.

Tim Berners-Lee, CERN'de ilk web sunucusu yazılımını geliştirdi.

Aynı zamanda ilk web tarayıcısını da oluşturdu.

Bu tarayıcı başlangıçta WorldWideWeb adını taşıyordu ve yalnızca web sayfalarını görüntülemekle kalmıyor, aynı zamanda içerik düzenlemeye de imkân sağlıyordu.

İlk web sunucusu ise Berners-Lee'nin CERN'de kullandığı bir NeXT bilgisayar üzerinde çalışıyordu.

Bilgisayarın üzerine, yanlışlıkla kapatılmaması için dikkat çekici bir not bile yerleştirilmişti:

“This machine is a server. DO NOT POWER IT DOWN!!”

Bugünün devasa veri merkezleri ve bulut altyapıları düşünüldüğünde, World Wide Web'in tek bir bilgisayarda çalışan bu kadar mütevazı bir sistemle başlamış olması oldukça dikkat çekicidir.

Dünyanın İlk Web Sitesi

İlk web sitesinin adresi:

info.cern.ch

idi.

Site, bugün alıştığımız modern web sitelerine hiç benzemiyordu.

Büyük görseller, videolar, animasyonlar, ürün kartları veya gelişmiş tasarım öğeleri yoktu.

Temel olarak metinlerden ve bağlantılardan oluşuyordu.

Üstelik sitenin konusu da doğrudan World Wide Web'in kendisiydi.

Web'in ne olduğunu açıklıyor; insanların nasıl web sunucusu kurabileceği, web tarayıcılarını nasıl kullanabileceği ve projeyle ilgili diğer bilgilere nasıl ulaşabileceği konusunda kaynaklar sunuyordu.

Başka bir deyişle:

Dünyanın ilk web sitesi, insanlara Web'in nasıl kullanılacağını anlatan bir web sitesiydi.

1991: Web CERN'in Dışına Açılıyor

1991 yılında World Wide Web yalnızca CERN içerisindeki bir proje olmaktan çıkmaya başladı.

Berners-Lee, Web projesi hakkında internet üzerindeki topluluklarla bilgi paylaşarak sistemin daha geniş çevreler tarafından kullanılmasının önünü açtı.

Artık dünyanın farklı yerlerindeki insanlar Web teknolojisini inceleyebiliyor, kendi sunucularını oluşturabiliyor ve yeni web sayfaları hazırlayabiliyordu.

Web yavaş yavaş küresel bir bilgi ağına dönüşmeye başlıyordu.

Ancak gerçek büyüme henüz başlamamıştı.

1993: Web İçin Tarihi Karar

Web tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri 1993 yılında gerçekleşti.

CERN, World Wide Web'in temel teknolojilerini kamuya açık hale getirerek bunların telif ücreti ödenmeden kullanılabilmesinin önünü açtı.

Bu karar son derece önemliydi.

Web'in tek bir şirketin kontrolündeki kapalı bir teknoloji haline gelmesi yerine, geliştiricilerin ve kuruluşların özgürce kullanabileceği açık bir platform olarak büyümesine katkıda bulundu.

Dünyanın farklı yerlerindeki insanlar kendi web sunucularını kurmaya ve web sitelerini yayınlamaya başladı.

Web artık yalnızca bilim insanlarının kullandığı bir sistem değildi.

Küresel bir platform olma yolundaydı.

Mosaic: Web Görsel Hale Geliyor

1993 yılında Web'in yaygınlaşmasını hızlandıran başka bir önemli gelişme yaşandı.

Mosaic adlı grafiksel web tarayıcısı kullanıma sunuldu.

İlk Web son derece metin ağırlıklıydı. Mosaic ise metin ve görsellerin daha kullanıcı dostu biçimde bir arada görüntülenmesine yardımcı oldu.

Bu, Web'i teknik kullanıcıların dışındaki insanlar için de çok daha çekici hale getirdi.

Web artık yalnızca bağlantılı belgelerden oluşan akademik bir sistem gibi görünmüyordu.

Giderek görsel bir iletişim ortamına dönüşüyordu.

Netscape ve Web'in Hızlı Büyümesi

1990'ların ortalarında Web büyük bir hızla büyümeye başladı.

Mosaic'in ardından Netscape Navigator gibi tarayıcılar ortaya çıktı ve internet kullanımı giderek daha geniş kitlelere ulaştı.

Şirketler kendi web sitelerini açmaya başladı.

Gazeteler içeriklerini internete taşıdı.

Üniversiteler, kurumlar ve kişisel kullanıcılar web sayfaları yayınlamaya başladı.

Web adresleri şirket kartlarında, reklamlarda ve televizyon ekranlarında görünmeye başladı.

Bir web sitesine sahip olmak yavaş yavaş dijital dünyada var olmanın göstergelerinden biri haline geliyordu.

Arama Motorları Ortaya Çıkıyor

Web sitesi sayısı arttıkça yeni bir problem ortaya çıktı:

İnsanlar aradıkları web sitesini nasıl bulacaktı?

İlk dönemlerde web dizinleri ve basit arama sistemleri kullanılmaya başlandı.

Daha sonra Yahoo!, AltaVista ve benzeri hizmetler Web'deki bilgileri bulmayı kolaylaştırdı.

1990'ların sonunda Google'ın ortaya çıkmasıyla web araması çok daha farklı bir boyuta taşındı.

Artık Web yalnızca sayfaları birbirine bağlayan bir sistem değildi.

Devasa miktardaki bilginin aranabildiği küresel bir bilgi ağı haline geliyordu.

Web Tasarımı Doğuyor: HTML, CSS ve JavaScript

İlk web siteleri son derece basitti.

Ancak Web büyüdükçe geliştiriciler daha gelişmiş sayfalar oluşturmak istedi.

HTML içerik yapısını oluştururken yeni teknolojiler Web'in görünümünü ve davranışlarını geliştirmeye başladı.

CSS

Cascading Style Sheets (CSS), web sayfalarının görsel tasarımının içerikten daha düzenli biçimde ayrılmasını sağladı.

Renkler, yazı tipleri, boşluklar, düzenler ve daha sonra responsive tasarım gibi pek çok görsel özellik CSS ile kontrol edilebilir hale geldi.

JavaScript

1995 yılında ortaya çıkan JavaScript, web sayfalarının daha etkileşimli hale gelmesinde önemli rol oynadı.

Web sayfaları artık yalnızca okunacak belgeler olmaktan çıkmaya başladı.

Kullanıcıların etkileşimde bulunduğu dinamik uygulamalara dönüşmenin yolu açılıyordu.

HTML, CSS ve JavaScript zamanla modern Web'in en temel üç teknolojisi haline geldi.

Web Siteleri Artık Sadece Bilgi Vermiyordu

1990'ların sonu ve 2000'li yılların başında Web'in kullanım biçimi hızla değişti.

İlk sitelerin çoğu temel olarak bilgi yayınlıyordu.

Ancak zamanla kullanıcılar web sitelerinde işlem yapmaya başladı.

Online mağazalar ortaya çıktı.

İnternet bankacılığı gelişti.

Forumlar ve topluluklar kuruldu.

Rezervasyon sistemleri kullanılmaya başlandı.

İnsanlar ürün satın alıyor, mesaj gönderiyor, dosya paylaşıyor ve dijital hizmetlerden doğrudan tarayıcı üzerinden yararlanıyordu.

Web artık yalnızca okunan bir ortam değil, kullanılan bir platformdu.

Web 2.0: Kullanıcılar da İçerik Üretiyor

2000'li yıllarda sıkça kullanılmaya başlanan Web 2.0 kavramı, Web'deki önemli bir değişimi tanımlıyordu.

İlk dönem Web'de kullanıcılar çoğunlukla yayınlanan bilgileri okuyordu.

Yeni dönemde ise kullanıcıların kendileri de içeriğin parçası haline geldi.

Bloglar, sosyal ağlar, video platformları, wiki sistemleri, yorumlar ve kullanıcı tarafından oluşturulan içerikler hızla yaygınlaştı.

İnsanlar artık yalnızca Web'i ziyaret etmiyordu.

Web'in içeriğini birlikte oluşturuyordu.

Mobil Devrim Web'i Yeniden Değiştirdi

Akıllı telefonların yaygınlaşması Web için yeni bir dönüşüm başlattı.

Web siteleri artık yalnızca masaüstü bilgisayar ekranları için tasarlanamazdı.

Kullanıcılar telefonlardan ve tabletlerden internete erişmeye başladı.

Böylece responsive web design, yani farklı ekran boyutlarına uyum sağlayan web tasarımı giderek standart hale geldi.

Bir web sitesinin masaüstünde, tablette ve telefonda kullanılabilir olması artık bir seçenekten çok temel gereksinim haline geldi.

Bugün bir web sitesi tasarlanırken mobil deneyim, performans ve kullanılabilirlik en önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

Bulut Teknolojileri ve SaaS: Web Bir Yazılım Platformuna Dönüşüyor

Web'in en büyük dönüşümlerinden biri de yazılımların tarayıcı üzerinden kullanılmaya başlanmasıyla gerçekleşti.

Eskiden birçok yazılım bilgisayara kurulmak zorundaydı.

Bulut teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte uygulamalar internet üzerinden sunulmaya başladı.

Bu model bugün yaygın olarak SaaS — Software as a Service olarak bilinir.

CRM sistemleri, muhasebe yazılımları, proje yönetimi araçları, insan kaynakları sistemleri, e-ticaret platformları ve çok sayıda iş uygulaması artık doğrudan web tarayıcısı üzerinden kullanılabiliyor.

Böylece Web:

bilgi görüntülediğimiz bir ortamdan, iş yaptığımız bir platforma dönüştü.

Bugünün Web Sitesi Ne Anlama Geliyor?

Bugün bir web sitesi yalnızca şirket hakkında birkaç sayfa bilgi içeren dijital bir broşür olmak zorunda değildir.

Modern web teknolojileri sayesinde bir web sitesi aynı zamanda:

kurumsal kimlik, satış kanalı, online mağaza, müşteri portalı, rezervasyon sistemi, eğitim platformu, ödeme noktası, destek merkezi, içerik platformu veya tam kapsamlı bir yazılım uygulaması

olabilir.

Bir işletme için web sitesi çoğu zaman müşterinin markayla karşılaştığı ilk noktalardan biridir.

Bu nedenle modern bir web sitesinde yalnızca tasarım değil;

hız, güvenlik, mobil uyumluluk, kullanıcı deneyimi, erişilebilirlik, içerik yapısı ve ölçeklenebilirlik

de önem taşır.

Yapay Zekâ ile Web'in Yeni Dönemi

Web'in gelişimi bugün de devam ediyor.

Yapay zekâ sistemleri; içerik üretiminden müşteri desteğine, kişiselleştirmeden aramaya ve yazılım geliştirmeye kadar Web'in birçok alanını yeniden şekillendiriyor.

Web siteleri artık kullanıcıya yalnızca önceden hazırlanmış sayfalar göstermek yerine, kullanıcının ihtiyacına göre daha akıllı ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunabiliyor.

Web'in bundan sonra nasıl değişeceğini kesin olarak bilmek mümkün değil.

Ancak geçmiş bize bir şeyi açıkça gösteriyor:

Web hiçbir zaman olduğu yerde kalmadı.

Tek Bir Web Sitesinden Küresel Dijital Dünyaya

1990 yılında CERN'deki tek bir bilgisayarda çalışan ilk web sunucusundan bugünün devasa bulut altyapılarına...

Basit metin ve bağlantılardan yapay zekâ destekli uygulamalara...

Web'in hikâyesi yalnızca teknolojinin değil, insanların bilgiye ulaşma, iletişim kurma ve iş yapma biçiminin değişmesinin de hikâyesidir.

Dünyanın ilk web sitesi, insanlara World Wide Web'in ne olduğunu anlatıyordu.

Bugün ise Web üzerinde milyarlarca insan bilgiye ulaşıyor, iletişim kuruyor, öğreniyor, üretiyor, alışveriş yapıyor ve işletmelerini yönetiyor.

Birkaç on yıl içinde Web:

Bilgiyi birbirine bağlayan bir sistemden, dünyayı birbirine bağlayan bir platforma dönüştü.

Teknoloji değişmeye devam edecek.

Web de onunla birlikte değişecek.

Ancak 1989'da ortaya atılan o temel fikir hâlâ yaşamaya devam ediyor:

Bilgiyi birbirine bağlamak ve herkes için erişilebilir hale getirmek.

TUSAQ — Shaping the Digital Future.

Aradığınız Bilgiyi Bulamıyor musunuz?

Bilgi bankasını detaylı olarak incelediniz, fakat ihtiyacınız olan bilgiyi bulamıyorsanız,

Bir Destek Talebi Oluşturun.
Faydalı Buldunuz mu?

14 defa görüntülendi | 12 kişi faydalı buldu

+1(347) 696 2009 +905464376100